Mobil header görseli 1
logo

5 Soruda Ovp Ne Anlama Geliyor?

8 Eylül 2026

5 Soruda Ovp Ne Anlama Geliyor?

Basın Açıklamaları

09 Ağustos 2026

3 dk okuma

Paylaş:




2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Yıllardır “enflasyonla mücadele” adı altında uygulanan Şimşek Programının yeni OVP’si itiraflar ve emekçilerin yaşamını doğrudan etkileyen tehlikelerle dolu.

Programın enflasyon hedefleri geçmiş yıllarda olduğu gibi tutması güç iddialı seviyelerde belirlenirken, vergi yükünün artacağı, bütçe açığının büyüyeceği ve kamu harcamalarında “tasarruf” adı altında kısıtlamaya gidileceği açıkça yazıldı. Fatura yine işçiye, memura, emekliye ve dar gelirliye kesilecek. İşte 5 soruda yeni OVP’nin özeti…


1- OVP MEMURU NASIL ETKİLİYOR?

Enflasyonun hedeflenenin oldukça üzerinde gerçekleşmesi, hükümetin resmi hedeflerine göre yapılan ücret, maaş ve sosyal yardım artışlarının reel olarak eridiği anlamına geliyor.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararına göre memur ve memur emeklilerinin maaşlarına 2026 yılında yüzde 11+7 zam uygulandı. İki dönemin bileşik etkisiyle yıllık zam oranı yaklaşık yüzde 18,8 olarak hesaplanıyor. Yeni OVP'de 2026 yıl sonu için öngörülen enflasyon tahmini ise yüzde 28,4. Buna göre enflasyon tahmini ile zam oranı arasındaki fark yaklaşık 9,6 puana ulaşıyor.

2027 yılı zam oranı ise yüzde 5+4 olmuştu. Bu oranların bileşik etkisiyle yıllık zam yaklaşık yüzde 9,2 seviyesinde kalıyor. Yeni OVP'de 2027 yılı için açıklanan enflasyon tahmini ise yüzde 21,0. Bu durumda aradaki fark yaklaşık 11,8 puana çıkıyor.


2- MEMUR MAAŞLARI 2029’A KADAR NASIL SINIRLANDI?

Tutmayan hedeflenen enflasyon üzerinden yapılan maaş artışlarıyla yoksullaşan memura, OVP’nin bir iyileştirme vaadi de bulunmuyor. Programda kamu personel giderlerinin milli gelire oranının program boyunca yüzde 5,7 ile 5,9 bandında, yani neredeyse sabit tutulacağı öngörülüyor (2025: yüzde 5.7; 2026: yüzde 6.0; 2027: yüzde 5.7; 2028: yüzde 5.8; 2029: yüzde 5.9). Bu durum kamuda reel ücret artışı için mali alanın baştan sınırlandığının bir göstergesi.


3- BÜTÇE AÇIĞI KİMİN CEBİNE GÖZ KOYACAK?

OVP’ye göre merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranı 2025'te yüzde 2.9 iken 2026'da yüzde 3.1'e, 2027'de ise yüzde 3.5'e çıkacak. 2029'da ancak yüzde 2.8'e gerileyeceği iddia ediliyor. Bu açığın nasıl kapatılacağı sorusunun yanıtı ise vergi kaleminde ortaya çıkıyor. Programda toplam vergi yükünün (sosyal güvenlik primleri dahil) milli gelire oranının 2025'te yüzde 24.3 iken 2029'da yüzde 25.1'e çıkacağı; genel bütçe vergi gelirlerinin milli gelire oranının ise yüzde 17.5'ten yüzde 18.1'e yükseleceği belirtiliyor.

Yani vatandaştan toplanan verginin milli gelir içindeki payı program boyunca kesintisiz artıyor. Çünkü toplam vergi gelirlerinin büyük bölümü KDV ve ÖTV gibi herkesin, gelir düzeyi ne olursa olsun aynı oranda ödediği dolaylı vergilerden oluşuyor. Ücretli çalışanlar ve emekliler ile büyük sermaye sahiplerinin kazanç-vergi oranları arasındaki uçurum yıllardır büyüyor.


4- TASARRUF NEREDEN YAPILIYOR?

OVP’nin kamu maliyesi bölümünde geçen "tasarruf tedbirleri” kimin kemer sıkacağını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Programda sosyal harcamalara, eğitim ve sağlığa erişimin iyileştirilmesine yönelik somut bir kaynak artışı yok. Genel devlet toplam harcamalarının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 34.7'den yüzde 34.0'a gerilemesi öngörülüyor; bu da kamu harcamalarının ekonomideki payının küçültüleceği anlamına geliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Tasarruf Genelgesi ile bütçede 484 milyar liralık tasarruf sağlandığını açıkladı. Bakan Şimşek kamudaki kiralık araç sözleşmelerinin yüzde 21 oranında düşürülmesiyle övünse de memurlar, taşıt tasarrufunun lüks makam araçlarından değil, iş yeri servisleri ve kamusal hizmetlere yönelik araçlardan olduğunu kendi yaşamından biliyor.


5- SENDİKALARIN ORTA VADELİ PLANI NE OLMALI?

İktidar yıllardır işveren örgütleri ve finans kuruluşlarıyla birlikte ülkenin ekonomi politikalarını belirlerken, işçi, memur ve küçük üreticilerin burada söz ve yetkisi bulunmuyor. Toplumun beslenme, barınma, eğitim, sağlık vb. en temel insani ihtiyaçlara erişimi giderek zorlaşırken, “enflasyonla mücadele” diye sunulan politikaların tutmayan hedefleri halkı daha fazla yoksullaştırıyor.

Bu tablo karşısında emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için tüm işçi ve memur sendikalarının aralarında herhangi bir ayrım gözetmeden ortak bir mücadele etrafında bir araya gelmesi ve mücadele etmesi gerekiyor.

Görseller
5 Soruda Ovp Ne Anlama Geliyor? - Gorsel 1